inner

adjective
iç, içsel
B1

inner — sıfat: “iç”, “içsel”, “dahili”. Somut ya da soyut olarak içeride olanı anlatır; örn. innerer Kreis, innere Organe. Karşılaştırma biçimleri: innerer, innerstes. Sıfat olarak kullanılır; zıttı außen.

Örnekler

Sein innerer Wunsch war es, die Welt zu sehen.
Onun içten arzusu dünyayı görmekti.
Das Management entschied, dass nur der innere Kreis informiert wurde, weil das Projekt bis zur Veröffentlichung vertraulich bleiben sollte.
Yönetim, projenin yayımlanana kadar gizli kalması gerektiği için yalnızca dar çevrenin bilgilendirilmesine karar verdi.
Die inneren Abläufe des Unternehmens sind vertraulich.
Şirketin iç süreçleri gizlidir.

Detaylar

DerecelendirilebilirEvet
Sıfat-FiilHayır

Mnemonikler

👁️Bir evin içini hayal edin ve bu görüntüyü ‘inner’ diye etiketleyin; böylece ‘iç / içsel’ anlamını hatırlayın.
👂İngilizce ‘inner’ kelimesine benzer.

Notlar

Çoğu zaman çekimli biçimlerde görülür (innerer, inneres, innere, inneren). ‘Inner’ daha soyut (iç düşünceler) ya da fiziksel (iç kısım) anlamda kullanılabilir.

Kategori

Kelime Gezgini

İlgili Kelimeler

Sözlükte Yakındakiler