still

adjective
sessiz, sakin, durgun
B1

still sıfatı Almancada ‘sessiz’, ‘sakin’ veya ‘dilsiz’ anlamına gelir. Derecelendirilebilir: stiller, am stillsten. Karşıtı laut. Hem isimden önce hem yüklem olarak kullanılır; bağlama göre sessizlik, durgunluk ya da genel sakinlik ifade eder.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Der Saal blieb still, als die Musiker die Bühne betraten, und das Publikum hörte gespannt zu.
Müzisyenler sahneye çıktığında salon sessiz kaldı ve seyirci dikkatle dinledi.
Er blieb still, als die Frage gestellt wurde.
Soru sorulduğunda sessiz kaldı.
Im Museum war es so still, dass man eine Stecknadel fallen hören konnte.
Müzede o kadar sessizdi ki iğne düşse duyulurdu.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEstiller
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam stillsten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️still = sakin/sessiz diye hatırlamak için hiç dalgası olmayan, tamamen durgun bir göl hayal et.
👂İngilizce still ile aynı yazım ve benzer anlam; sessiz/sakin demek için kullanılır.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Yaygın bir sıfat; “sessiz” veya “hareketsiz” anlamına gelir. İngilizce “still”in “henüz” anlamıyla karıştırmayın — anlamlar kısmen örtüşür ama bağlamlar farklıdır.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS