adjective
adil, hakkaniyetli, fair
B1
fair, ‘adil’, ‘dürüst’ ya da ‘hakkaniyetli’ anlamına gelir. Derecelendirilebilir bir sıfattır: fairer, am fairsten. Almancada normal sıfat gibi çekilir; zıttı unfair’dir. Adalet ve fair play konularında sık kullanılır.
Örnekler
Das ist nicht fair.
Bu adil değil.
Der Schiedsrichter blieb fair, obwohl die Fans lautstark protestierten, sodass das Spiel ohne größere Zwischenfälle endete.
Hakem adil kaldı, taraftarlar yüksek sesle protesto etse de maç büyük bir olay olmadan sona erdi.
Detaylar
Mnemonikler
Herkesin eşit şekilde muamele gördüğü bir panayır hayal edin.
İngilizce «fair» ile aynı — adil bir oyunu düşünün.
Notlar
İngilizceden alınmış olup benzer şekilde kullanılır; adil veya hakkaniyetli davranışları ya da koşulları tanımlamak için kullanılır.