schuld

adjective
suçlu, kabahatli, hatalı
B1

schuld burada “suçlu, sorumlu” anlamındaki bir sıfattır: Er ist schuld. Genellikle yüklem olarak kullanılır ve pek derecelendirilmez. Sık kalıplar: schuldig an + datif ve jemandem etwas schuldig sein (“birine bir şey borçlu olmak”).

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Du bist schuld!
Suçlu sensin!
Der Lehrer sagte, dass der Schüler schuld gewesen war, weil er die Regeln verletzt hatte.
Öğretmen, öğrencinin kuralları ihlal ettiği için suçlu olduğunu söyledi.
Ich bin schuld, dass wir zu spät sind.
Geç kalmamızın suçu bende.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.NO
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Birinin parmakla gösterilip üstünde “schuld” etiketiyle “Bunu sen yaptın” denildiğini hayal edin.
👂‘should’ kelimesini düşünün — bir şeyi yapmış olmanız gerektiğinde suçlu olabilirsiniz.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

«schuld» sıfatı genellikle niteleyici değil, yüklem olarak (sein fiilinin biçimleriyle) kullanılır.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS