voraus

adverb
önde, ileride, önceden
B1

voraus, uzamsal olarak ‘öne, ileriye’; zamansal olarak ise ‘önceden, peşinen’ anlamına gelir, örneğin im Voraus. Değişmeyen bir zarftır ve sıkça kalıplaşmış ifadelerde kullanılır. Özel bir edat ya da dönüşlü yapı gerektirmez.

Örnekler

Er ging voraus und zeigte den Weg.
Önden gitti ve yolu gösterdi.
Der Bus fuhr voraus, sodass die Gruppe die Route früher fand, obwohl der Weg schwierig war.
Otobüs önden gitti, böylece grup yolu daha erken buldu, ancak yol zordu.

Detaylar

Typelocal

Mnemonikler

👁️bir sıranın en önünde yürüyen birini ve ileriyi gösteren bir ok hayal edin
👂‘va-roots’ gibi duyulur — önce kökleri diken, ‘önde’ giden birini düşünün

Notlar

Genellikle «im Voraus» (önceden) gibi bağlamlarda ya da birinin/bir şeyin önde olduğunu belirtmek için kullanılır.

Kategori

Kelime Gezgini

İlgili Kelimeler

Sözlükte Yakındakiler