adjective
boşuna, nafile, faydasız
B1
vergeblich bir sıfat ve zarftır; “boşuna”, “nafile”, “sonuçsuz” anlamına gelir. Bir ismi niteleyebilir: ein vergeblicher Versuch. Zarf olarak da kullanılır: Es war vergeblich. Düzenli biçimleri vardır; özel bir edat gerektirmez.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Die Bemühungen waren vergeblich, obwohl das Team bis spät gearbeitet hatte.
Çabalar boşa gitti, যদিও ekip geç saatlere kadar çalışmış olsa da.
Jede Rettungsaktion war vergeblich.
Her kurtarma girişimi boşunaydı.
Er versuchte vergeblich, das Problem zu lösen.
Sorunu çözmeye boşuna çalıştı.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
Büyümeyen bir bitkiyi sularken başını sallayan birini hayal edin — emek «vergeblich».
biraz «verb» + «ghlich» gibi duyulur — «bir deneme (fiil) tutmadı» diye düşünün.
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Bir çaba ya da eylem sonuç vermediğinde kullanılır. Denemeleri, umutları veya uyarıları anlatabilir (ör. «Es ist vergeblich, ...»).