vergeblich

adjective
boşuna, nafile, faydasız
B1

vergeblich bir sıfat ve zarftır; “boşuna”, “nafile”, “sonuçsuz” anlamına gelir. Bir ismi niteleyebilir: ein vergeblicher Versuch. Zarf olarak da kullanılır: Es war vergeblich. Düzenli biçimleri vardır; özel bir edat gerektirmez.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Die Bemühungen waren vergeblich, obwohl das Team bis spät gearbeitet hatte.
Çabalar boşa gitti, যদিও ekip geç saatlere kadar çalışmış olsa da.
Jede Rettungsaktion war vergeblich.
Her kurtarma girişimi boşunaydı.
Er versuchte vergeblich, das Problem zu lösen.
Sorunu çözmeye boşuna çalıştı.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEvergeblicher
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam vergeblichsten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Büyümeyen bir bitkiyi sularken başını sallayan birini hayal edin — emek «vergeblich».
👂biraz «verb» + «ghlich» gibi duyulur — «bir deneme (fiil) tutmadı» diye düşünün.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Bir çaba ya da eylem sonuç vermediğinde kullanılır. Denemeleri, umutları veya uyarıları anlatabilir (ör. «Es ist vergeblich, ...»).

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS