selbst

pronoun
kendisi, öz
A2

selbst, ‘bizzat’, ‘kendi’ ya da vurgu için ‘-bile’ anlamı verebilen bir pekiştirme sözcüğüdür. Kişiyi, kimliği veya eylemi öne çıkarır: ich selbst, der Präsident selbst. Genelde zamir ya da isimle birlikte kullanılır; selber’a yakındır.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Er machte die Arbeit selbst, obwohl Hilfe angeboten worden war.
Yardım teklif edilmiş olmasına rağmen işi kendi yaptı.
Ich selbst habe das Buch geschrieben.
Kitabı ben kendim yazdım.
Man muss für sich selbst sorgen.
Kişinin kendine bakması gerekir.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

Typereflexive
VOCABULARY.DETAILS.DECLENSION_FORMS
nominative:[object Object]genitive:-dative:-accusative:[object Object]

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Üzerinde “selbst” yazan bir kişinin kendini işaret ettiğini hayal edin.
👂selbst — İngilizce “self”e benzer.
⚧️n/a

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS