adjective
karanlık, loş, sönük
A2
dunkel, “karanlık”, “loş” ya da “az aydınlık” demektir. Işık, renk veya atmosfer için kullanılır. Derecelendirilebilir bir sıfattır: dunkler, am dunkelsten. Zıt anlamı hell’dir. Hem isimden önce hem yüklem olarak kullanılır.
Örnekler
Bevor die Straßenlaternen repariert worden waren, wurde es auf dem Gehweg dunkel, sodass die Anwohner vorsichtiger gingen.
Sokak lambaları onarılmadan önce kaldırım karanlıktı, bu yüzden sakinler daha dikkatli yürüdüler.
Bei dem dämmernden Licht wirkte der Gang nur noch dunkel und schmal.
Alacakaranlık ışığında koridor yalnızca karanlık ve dar görünüyordu.
Das Zimmer ist sehr dunkel, kannst du das Licht anmachen?
Oda çok karanlık, ışığı açabilir misin?
Detaylar
Mnemonikler
Bir odanın yavaş yavaş aydınlıktan karanlığa dönüştüğünü hayal edin (dunkel).
‘dunk’ gibi duyuluyor — karanlık bir oda ve gölgelerin içine batırılan bir şey hayal edin.
isim değil — cinsiyet ipucuna gerek yok
Notlar
Sıfat tamlayıcı olarak (ein dunkles Zimmer) ya da yüklem olarak (es ist dunkel) kullanılabilir.