dunkel

adjective
karanlık, loş, sönük
A2

dunkel, “karanlık”, “loş” ya da “az aydınlık” demektir. Işık, renk veya atmosfer için kullanılır. Derecelendirilebilir bir sıfattır: dunkler, am dunkelsten. Zıt anlamı hell’dir. Hem isimden önce hem yüklem olarak kullanılır.

Örnekler

Bevor die Straßenlaternen repariert worden waren, wurde es auf dem Gehweg dunkel, sodass die Anwohner vorsichtiger gingen.
Sokak lambaları onarılmadan önce kaldırım karanlıktı, bu yüzden sakinler daha dikkatli yürüdüler.
Bei dem dämmernden Licht wirkte der Gang nur noch dunkel und schmal.
Alacakaranlık ışığında koridor yalnızca karanlık ve dar görünüyordu.
Das Zimmer ist sehr dunkel, kannst du das Licht anmachen?
Oda çok karanlık, ışığı açabilir misin?

Detaylar

DerecelendirilebilirEvet
Karşılaştırma Derecesidunkler
Üstünlük Derecesiam dunkelsten
Sıfat-FiilHayır

Mnemonikler

👁️Bir odanın yavaş yavaş aydınlıktan karanlığa dönüştüğünü hayal edin (dunkel).
👂‘dunk’ gibi duyuluyor — karanlık bir oda ve gölgelerin içine batırılan bir şey hayal edin.
⚧️isim değil — cinsiyet ipucuna gerek yok

Notlar

Sıfat tamlayıcı olarak (ein dunkles Zimmer) ya da yüklem olarak (es ist dunkel) kullanılabilir.

Kategori

Kelime Gezgini

İlgili Kelimeler

Sözlükte Yakındakiler