drücken

verb
basmak, itmek, sıkmak, ezmek
A1

drücken düzenli zayıf bir fiildir ve “basmak”, “itmek”, “sıkmak” anlamına gelir. Partizip II: gedrückt; yardımcı fiil: haben. Ayrılmayan ve dönüşlü olmayan bir fiildir. Sıkça auf + Akkusativ ile kullanılır: auf den Knopf drücken.

Örnekler

Bitte drücken Sie den Knopf.
Lütfen düğmeye basın.
Sie drückte den Knopf, obwohl niemand erwartete, dass etwas passieren würde.
Kimse bir şey olmasını beklememesine rağmen düğmeye bastı.
Er drückt die Tür, damit sie sich öffnet.
Kapının açılması için onu itiyor.

Detaylar

Yardımcı Fiilhaben
AyrılabilirHayır
DüzenliEvet
Fiil Türüweak

Temel Biçimler

Präsens (3. Sg.)er/sie/es drückt
Präteritum (3. Sg.)er/sie/es drückte
Perfekter/sie/es hat gedrückt

Mnemonikler

👁️Bir parmağın bir düğmeye bastığını ve küçük bir «druck» (basınç) sesi çıktığını hayal edin — parmak düğmeye «drückt».
👂«drew-ken» gibi duyulur — birini hafifçe bastırmak için onu size doğru ‘çizdiğinizi’ (drew) hayal edin.

Notlar

Fiziksel eylemler için kullanılır (bir düğmeye basmak, bir kapıyı itmek) ve sıkmak için de kullanılır (tüpler vb.). Mecazi anlamda da kullanılabilir (ör. jemanden drücken = birine sarılmak / birini sıkıştırmak). Ayrılmayan fiildir. Perfekt, «haben» ile kurulur (gedrückt).

Kategori

Kelime Gezgini

Sözlükte Yakındakiler

ichdrücke
dudrückst
er/sie/esdrückt
wirdrücken
ihrdrückt
sie/Siedrücken
ichwerde gedrückt
duwirst gedrückt
er/sie/eswird gedrückt
wirwerden gedrückt
ihrwerdet gedrückt
sie/Siewerden gedrückt
ichdrücke
dudrückest
er/sie/esdrücke
wirdrücken
ihrdrücket
sie/Siedrücken
ichwerde gedrückt
duwerdest gedrückt
er/sie/eswerde gedrückt
wirwerden gedrückt
ihrwerdet gedrückt
sie/Siewerden gedrückt
ichdrückte
dudrücktest
er/sie/esdrückte
wirdrückten
ihrdrücktet
sie/Siedrückten
ichwürde gedrückt
duwürdest gedrückt
er/sie/eswürde gedrückt
wirwürden gedrückt
ihrwürdet gedrückt
sie/Siewürden gedrückt
dudrück!
ihrdrückt!
Siedrücken