vorläufig

adjective
geçici, ön provizyonel, şimdilik
B1

vorläufig bir sıfattır; anlamı “geçici”, “şimdilik”, “ön” ya da “taslak”tır. Bir durumun kesin olmadığını belirtir. Karşılaştırma: vorläufiger; üstünlük: am vorläufigsten. Resmî ve idarî bağlamlarda sık kullanılır.

Örnekler

Die Ergebnisse waren vorläufig, sodass das Komitee weitere Tests anordnete, bevor Entscheidungen getroffen wurden.
Sonuçlar öncüydü, bu yüzden komite kararlar alınmadan önce ek testler yapılmasını emretti.
Diese Lösung ist vorläufig.
Bu çözüm geçicidir.
Wir haben eine vorläufige Vereinbarung getroffen.
Geçici bir anlaşmaya vardık.

Detaylar

DerecelendirilebilirEvet
Karşılaştırma Derecesivorläufiger
Üstünlük Derecesiam vorläufigsten
Sıfat-FiilHayır

Mnemonikler

👁️Bir kapıya bantlanmış «geçici» yazan bir tabela hayal edin — işte bu «vorläufig».
👂‘for-lay-fig’ diye düşünün — ‘şimdilik’ konmuş, kalıcı olmayan bir şey.

Notlar

Vorläufig, nihai olmayan veya yalnızca sınırlı bir süre için geçerli olan bir şeyi anlatır. Genellikle resmî ve resmîye yakın bağlamlarda kullanılır (ör. «vorläufige Ergebnisse»).

Kategori

Kelime Gezgini

İlgili Kelimeler

Sözlükte Yakındakiler