noun
gerçeklik, realite, hakikat
B1
Realität, “gerçeklik” ya da “gerçek hayat” anlamına gelir. Dişil bir isimdir; çoğulu Realitäten. Sıkça in der Realität ifadesinde kullanılır. Soyut bir kavramdır; hayal, illüzyon veya sanal dünyaya karşıtlık kurar. Çekimi düzenlidir.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
In der Realität ist alles anders als im Film.
Gerçekte her şey filmdekinden farklıdır.
Bevor die Diskussion begann, musste das Team die Realität der Situation anerkennen, damit der Plan angepasst werden konnte.
Tartışma başlamadan önce ekip, planın uyarlanabilmesi için durumun gerçekliğini kabul etmek zorundaydı.
Die Realität entspricht nicht immer unseren Träumen.
Gerçeklik her zaman hayallerimizle örtüşmez.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
üzerinde «Realität» yazan ve gerçek sahneyi gösteren bir ayna hayal et
‘real itate’ gibi duyuluyor → ‘real’ + ‘-ity’ (İngilizce ‘reality’) diye düşün
die -> sana ‘gerçeklik çeki’ veren bir kadın figürü hayal et (die Reality)
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Çoğul (Realitäten) genellikle farklı bakış açılarını veya senaryoları karşılaştırırken kullanılır. Yaygın kullanımlar: «in der Realität», «harte Realität» (sert gerçeklik).