getrennt

adjective
ayrı, ayrılmış, kopuk
B1

getrennt, trennen fiilinden gelen bir sıfat ve geçmiş zaman ortacıdır; ‘ayrı’, ‘ayrılmış’ veya ‘tek tek’ anlamına gelir. Zarf olarak da kullanılabilir: getrennt zahlen. Karşılaştırma yapılabilir: getrennter, am getrenntesten. Zıt anlamlılar: gemeinsam, zusammen.

Örnekler

Die Eltern lebten getrennt, weil das Paar die Beziehung offiziell beendet hatte.
Ebeveynler ayrı yaşıyordu çünkü çift ilişkiyi resmen bitirmişti.
Die Dokumente müssen getrennt aufbewahrt werden.
Belgeler ayrı ayrı saklanmalıdır.
Die Zimmer sind getrennt, sodass jeder seine Ruhe hat.
Odalar ayrıdır, böylece herkesin huzuru olur.

Detaylar

DerecelendirilebilirEvet
Karşılaştırma Derecesigetrennter
Üstünlük Derecesiam getrenntesten
Sıfat-FiilEvet

Mnemonikler

👁️aralarında belirgin bir duvar olan iki oda, ‘getrennt’ (ayrılmış) diye etiketlenmiş
👂biraz ‘get rent’ gibi duyuluyor — iki kiracının ayrı odalar aldığını hayal edin
⚧️uygulanmaz (sıfat) — ‘trennen’ (ayırmak) fiilinden türediğini hatırlayın

Notlar

‘trennen’ (ayırmak) fiilinden türemiş bir sıfat-fiil. Sıfat olarak niteleyici ya da yüklem olarak kullanılabilir (örn. ‘getrennte Zimmer’ vs. ‘Die Zimmer sind getrennt’).

Kategori

Kelime Gezgini

İlgili Kelimeler

Sözlükte Yakındakiler