betrunken

adjective
sarhoş, alkollü, içkili
B1

betrunken: «sarhoş, içkili» anlamında sıfat. Aynı zamanda betrinken fiilinin geçmiş ortaç biçimidir. Derecelendirilebilir: betrunkener, am betrunkensten. Genelde yüklem olarak kullanılır: Er ist betrunken. Konuşma dilinde yaygındır.

Örnekler

Weil der Fahrer betrunken gewesen war, wurde ihm der Führerschein entzogen.
Sürücü sarhoş olduğu için ehliyeti alındı.
Nach der Feier war er so betrunken, dass er nicht mehr Auto fahren konnte.
Partiden sonra o kadar sarhoştu ki artık araba kullanamıyordu.
Die Polizei hat mehrere stark betrunkene Besucher vom Festplatz begleitet.
Polis, birkaç aşırı sarhoş ziyaretçiyi festival alanından बाहर çıkardı.

Detaylar

DerecelendirilebilirEvet
Karşılaştırma Derecesibetrunkener
Üstünlük Derecesiam betrunkensten
Sıfat-FiilEvet

Mnemonikler

👁️İçki içtikten sonra yüzü kızarmış ve adımları dengesiz birini hayal edin
👂«be-trunken» gibi duyuluyor — içkiyle dolu bir «trunk» düşünün
⚧️uygulanmaz (sıfat)

Notlar

Sıfat-fiil olarak «betrunken» fiilden türemiştir ve yüklem ya da sıfat olarak kullanılabilir (uygun eklerle). Günlük konuşmada «betrunken» ve argo «voll» ikisi de sarhoş anlamına gelebilir.

Kategori

Kelime Gezgini

İlgili Kelimeler

Sözlükte Yakındakiler