adjective
suçlu, kusurlu, sorumlu
B1
schuldig, ‘suçlu’, ‘sorumlu’ veya ‘borçlu’ anlamına gelen bir sıfattır. Dereceleri: schuldiger, am schuldigsten. Önemli kullanımlar: schuldig an + datif (‘bir şeyden sorumlu’) ve jemandem etwas schuldig sein (‘birine bir şey borçlu olmak’). Zıt anlamlısı: unschuldig.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Die Firma ist für den Schaden verantwortlich und damit schuldig.
Şirket zarardan sorumludur ve bu nedenle suçludur.
Wenn etwas kaputtgeht, ist sie nicht automatisch schuldig.
Bir şey bozulursa, bu onun otomatik olarak suçlu olduğu anlamına gelmez.
Die Jury erklärte den Angeklagten schuldig, obwohl seine Anwälte neue Beweise vorgebracht hatten.
Jüri, avukatları yeni kanıtlar sunmuş olmasına rağmen sanığı suçlu ilan etti.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
Bir mahkeme salonunda birinin suçlayıcı biçimde parmak salladığını ve üzerinde kırmızı «schuldig» damgası olduğunu hayal edin
«shouldy» gibi duyuluyor — birinin «suçlu olmalısın» dediğini hayal edin
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Hem ahlaki/hukuki bağlamlarda (suçlu) hem de günlük kullanımda sorumlu ya da kusurlu anlamında kullanılır. Sahte arkadaşlara dikkat: «Schuld» (isim) «borç» veya «kusur/suç» ile ilişkilidir.