Zone

noun
bölge, alan, zon
B1

Zone, “bölge” ya da “alan” anlamına gelir. Almancada dişil isimdir: die Zone. Çoğulu die Zonen. Düzenli çekilir. Sperrzone, Zeitzone gibi birleşik sözcüklerde ve in der Zone, außerhalb der Zone gibi kalıplarda sık görülür.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

In der Innenstadt gibt es eine Parkverbotszone.
Şehir merkezinde park etmenin yasak olduğu bir bölge var.
Die Polizei sperrte die Zone ab, weil dort am Morgen ein Unfall geschah, sodass Autofahrer Umwege fahren mussten.
Polis, sabah orada bir kaza meydana geldiği için bölgeyi kapattı; bu yüzden sürücüler dolambaçlı yollardan gitmek zorunda kaldı.
In dieser Zone ist das Parken verboten.
Bu bölgede park etmek yasaktır.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.PLURALZonen

VOCABULARY.DETAILS.DECLENSION

VOCABULARY.DETAILS.CASEVOCABULARY.DETAILS.SINGULARVOCABULARY.DETAILS.PLURAL
nominativedie Zonedie Zonen
genitiveder Zoneder Zonen
dativeder Zoneden Zonen
accusativedie Zonedie Zonen

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Yerde tabelalarla çevrilmiş dairesel bir alanı, «Zone» olarak hayal edin.
👂İngilizce «zone» gibi duyulur — aynı temel fikir.
⚧️die — bölgeyi etiketleyen büyük bir tabela (die Tafel) hayal edin.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Trafik bölgeleri, özel kullanım alanları gibi işaretlenmiş alanlar için kullanılan yaygın bir kelimedir.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS