adjective
merkezi, ana
B1
zentral, “merkezî” ya da “başlıca” anlamına gelir; bir şeyin ortada bulunmasını veya temel önemini anlatır. Sıfat olarak kullanılır, hem isimden önce hem de yüklem olarak gelebilir. Karşılaştırma: zentraler, am zentralsten. Zıt anlamlısı: dezentral.
Örnekler
Das Gebäude liegt zentral in der Stadt.
Bina şehir merkezinde yer alıyor.
Die zentrale Frage betrifft die Finanzierung des Projekts.
Ana soru, projenin finansmanıyla ilgilidir.
Das Museum lag zentral, sodass viele Touristen es besuchten, weil die U‑Bahnstation nur wenige Minuten entfernt war.
Müze merkezi bir konumdaydı, bu yüzden birçok turist onu ziyaret ediyordu çünkü metro istasyonu sadece birkaç dakika uzaktaydı.
Detaylar
Mnemonikler
Ortada büyük bir «Zentral» tabelası olan merkezi bir meydan hayal edin.
'central' gibi duyulur — neredeyse aynı.
Notlar
Zentral derecelendirilebilir ve hem somut (konum) hem de soyut (önem) anlamlarda yaygın olarak kullanılır.