verb
bahse girmek, iddaa etmek, bahis yapmak
B1
wetten, ‘bahse girmek’ veya ‘iddia etmek’ anlamına gelir. Sıkça auf ile kullanılır: auf etwas wetten = bir şeye bahis oynamak. Zayıf ve düzenli bir fiildir; Perfekt’te haben alır, Partizip II: gewettet. Dönüşlü değildir; edilgen kullanımı yaygın değildir.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Er wettete um Geld.
Para üzerine bahis oynadı.
Die Kollegen wetteten, ob das Team gewinnen würde, obwohl die Chancen sehr gering waren.
Meslektaşlar, şanslar çok düşük olmasına rağmen takımın kazanıp kazanmayacağına bahse girdiler.
Er wettet immer große Summen, obwohl es riskant ist.
Riskli olmasına rağmen her zaman büyük miktarlarda bahis oynar.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
Küçük bir para yığınının üzerinde, üstlerinde «wetten» yazan iki kişinin el sıkıştığını hayal edin.
«wet» + «ten» gibi duyulur — yağmurda bahis yapan on kişiyi hayal edin.
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Bahis koymak anlamına gelen düzenli (zayıf) bir fiildir; अक्सर auf + accusative ile kullanılır (auf etwas wetten). Geçişsiz bir fiildir; doğrudan nesne almadığı için edilgen biçimler uygulanmaz (gerçek edilgen yoktur).