noun
priz, elektrik prizi, duvar prizi
B1
Steckdose, ‘elektrik prizi’ demektir; bir cihazın takıldığı yeri anlatır. Dişil isimdir: die Steckdose; çoğul: die Steckdosen. Çekimi düzenlidir. Faydalı kullanımlar: an der Steckdose, in die Steckdose stecken.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Das Handy wurde nicht aufgeladen, weil das Kabel nicht in der Steckdose steckte.
Kablo prize takılı olmadığı için telefon şarj olmadı.
Zieh den Stecker aus der Steckdose, bevor du das Gerät reparierst.
Cihazı tamir etmeden önce fişi prizden çek.
Die Steckdose im Wohnzimmer ist neben dem Tisch.
Oturma odasındaki priz masanın yanında.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
İki yuvarlak deliği olan düz bir duvar prizi hayal edin; küçük bir yüz gibi görünsün — fişin o yüze girdiğini düşünün.
'stick-dose' gibi duyulur — bir şeyi küçük bir 'doz'a/yuvasına sokmayı düşünün.
Die Steckdose — 'die' dişilini hatırlayın; 'die Lampe' gibi (ikisi de odadaki nesnelerdir).
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Yaygın bir ev eşyası kelimesi; elektrik için duvar prizlerini ifade edebilir. Bölgesel farklılıklara dikkat edin (Steckdose vs. Steckkontakt).