selten

adjective
nadir, nadiren
B1

selten “nadir” ve zarf olarak “nadiren” demektir. Sıfat olarak dereceleri: seltener, am seltensten. Düşük sıklığı anlatır. Düzenli bir sözcüktür, özel bir çekimi yoktur. Alışkanlıklar, seyrek olaylar ve istisnalar için kullanılır.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Der Arzt erklärte, dass solche Nebenwirkungen selten auftraten, obwohl viele Patienten beunruhigt waren.
Doktor, bu tür yan etkilerin nadir görüldüğünü açıkladı, ancak birçok hasta endişeliydi.
Solche Blumen sind in dieser Region sehr selten.
Böyle çiçekler bu bölgede çok nadirdir.
Ich nehme selten ein Taxi; meistens fahre ich mit dem Bus.
Nadiren taksiye binerim; çoğu zaman otobüsle giderim.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEseltener
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam seltensten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Üzerinde ‘nadir’ etiketi olan cam bir vitrinde bir hayvan hayal edin — o etiket ‘selten’dir
👂İngilizce ‘seldom’ kelimesine benzer; o da ‘nadiren’ demektir.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

İşlevsel olarak bir sıfattır, ancak sıklık belirtmek için çoğu zaman zarf gibi kullanılır («selten» = «nadiren»). Karşılaştırmalı ve üstünlük dereceleri karşılaştırma cümlelerinde yaygındır.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS