adjective
zayıf, güçsüz
A2
Sıfat; “zayıf”, “güçsüz” ya da “cılız” anlamına gelir. Karşılaştırma biçimleri: schwächer, am schwächsten. Fiziksel güç, performans, argüman veya sinyal için kullanılır. Düzenli sıfat çekimine uyar; yüklem, önad ve zarf gibi kullanılabilir.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Das Signal war schwach, sodass die Verbindung immer wieder unterbrochen wurde, was die Arbeit erschwerte.
Sinyal zayıftı, bu yüzden bağlantı sürekli kesiliyordu; bu da işi zorlaştırdı.
Die Argumente in der Debatte waren ziemlich schwach.
Tartışmadaki argümanlar oldukça zayıftı.
Nach der Krankheit fühle ich mich noch sehr schwach.
Hastalıktan sonra hâlâ çok zayıf hissediyorum.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
‘zayıf/güçsüz’ü hatırlamak için küçük, solan bir bitki hayal et.
‘schwack’i zayıf bir şaplak gibi düşün — weak = schwach.
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Fiziksel güç, argümanlar, sinyaller için kullanılabilir (ör. «schwaches Signal»).