regional

adjective
bölgesel, yerel
B1

regional bir sıfattır; “bölgesel” veya “yerel” anlamına gelir ve belirli bir alana ait olan şeyleri anlatır. Karşılaştırma: regionaler; üstünlük: am regionalsten. Zıt anlamlısı: überregional. Cinsiyet, sayı ve hâle göre çekilir.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Die regionalen Nachrichten beginnen um 18 Uhr.
Yerel haberler saat 18.00'de başlıyor.
Die Metzgerei verkaufte vor allem regionale Produkte, weil die Kunden lokale Anbieter bevorzugten.
Kasap dükkânı çoğunlukla bölgesel ürünler satıyordu, çünkü müşteriler yerel tedarikçileri tercih ediyordu.
Das Unternehmen verkauft regionale Produkte.
Şirket bölgesel ürünler satıyor.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEregionaler
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam regionalsten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Üzerinde «regional» yazan ve küçük bir bölge haritası bulunan bir gıda etiketi hayal edin.
👂İngilizce «regional» gibi duyulur — aynı kelime ailesi.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

„regional” sıfatı tamlayan olarak kullanılır ve cinsiyet, sayı ve hâle göre çekimlenmelidir (ör. regionale Produkte, regionaler Wein).

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS