doch

adverb
ama, fakat, oysa
A2

doch çok işlevli bir modal zarftır. Bir olumsuzluğu çürütebilir («Doch!» = “hayır, tam tersine / evet, öyle”), ifadeyi güçlendirebilir ya da “ama, yine de, ancak” anlamı verebilir. Konuşma dilinde çok yaygındır ve edat almaz.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Obwohl das Wetter schlecht gewesen war, kamen die Gäste doch zur Feier, weil sie den Gastgeber nicht enttäuschen wollten.
Hava kötü olmuş olsa da, konuklar ev sahibini hayal kırıklığına uğratmak istemedikleri için yine de kutlamaya geldiler.
Ich wollte nicht gehen, doch dann habe ich es mir anders überlegt.
Gitmek istemiyordum, ama sonra fikrimi değiştirdim.
Du hast es doch gewusst!
Bunu biliyordun, değil mi!

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

Typemodal

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Tartışan iki kişi hayal edin; biri diğerine dokunup ısrarla ‘doch’ der — vurgu yapan küçük bir hareket.
👂‘dock’ gibi geliyor — iskelede size karşı çıkan birini hayal edin: ‘doch!’

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Vurgu, karşı çıkma veya güven verme için kullanılan kısa ve çok sık bir modal/zarf parçacığıdır. Anlama göre çok değişir.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS