adjective
tesadüfen, rastgele, tesadüfi
B1
zufällig bağlama göre “tesadüfen” ya da “rastgele” anlamına gelir; planlanmamış bir şeyi anlatır. Sıfat ya da zarf olarak kullanılabilir. Karşılaştırma: zufälliger; en üstün: am zufälligsten. Yaygın karşıtı: geplant. Günlük dilde çok sık geçer.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Der Fahrer entdeckte zufällig das verlorene Paket, als er die Straße entlangfuhr, sodass die Familie es bald zurückbekam.
Sürücü sokakta ilerlerken kayıp paketi tesadüfen buldu, böylece aile onu kısa süre sonra geri aldı.
Die Auswahl war zufällig, nicht geplant.
Seçim rastgeleydi, planlanmamıştı.
Ich habe ihn zufällig im Supermarkt getroffen.
Onunla süpermarkette tesadüfen karşılaştım.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
Bir makineden rastgele düşen piyango toplarını hayal edin; o an «zufällig»dir.
«zoo-felly» gibi duyuluyor — hayvanat bahçesinde beklenmedik bir şey oluyormuş gibi düşünün.
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Hem tesadüfen gerçekleşen olayları (zufällig) hem de rastgele seçimi tanımlamak için kullanılır. Sıfat olarak (ein zufälliges Ereignis) veya zarf olarak (er kam zufällig) kullanılabilir.