typisch

adjective
tipik, karakteristik
A2

typisch “tipik”, “karakteristik” ya da “alışılmış” anlamına gelir. Bir şeyin beklenen bir kalıba uyduğunu anlatır. Karşılaştırma: typischer; üstünlük: am typischsten. Zıt anlamlısı: untypisch. Betimlemelerde çok yaygındır.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Es erschien typisch, dass der Zug Verspätung hatte, weil die Strecke oft überlastet war.
Trenin gecikmiş olması tipik görünüyordu, çünkü hat sık sık aşırı yükleniyordu.
Das ist typisch für ihn, zu spät zu kommen.
Onun geç kalması tipiktir.
Die typische Donau-Landschaft ist grün und hügelig.
Tipik Tuna manzarası yeşil ve engebelidir.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEtypischer
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam typischsten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Stereotip bir nesnenin üzerinde «typisch» yazan bir etiket hayal et.
👂«typical» gibi duyuluyor (typisch ~ typical)

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Alışılmış veya karakteristik olanı tanımlamak için kullanılır. İronik olarak da kullanılabilir («typisch!»).

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS