sein

pronoun
onun, kendisinin, ona ait, onunki
A1

sein burada ‘onun / kendi’ anlamında bir iyelik zamiridir. Sahip olunan isimle cinsiyet, sayı ve hâlde uyum sağlar: sein Vater, seine Mutter, seine Bücher. Sein fiiliyle karıştırılmamalıdır.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Als die Post klingelte, nahm der Kollege sein Paket an, weil der Inhalt wichtig war.
Postacı zile bastığında, meslektaş paketini teslim aldı çünkü içindekiler önemliydi.
Das Netzteil des Computers ist kaputt.
Bilgisayarın güç kaynağı bozuk.
Er hat sein Buch vergessen.
Kitabını unuttu.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

Typepossessive
VOCABULARY.DETAILS.DECLENSION_FORMS
nominative:-genitive:-dative:-accusative:-

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Bir nesnenin üzerinde «onun» yazan küçük bir etiket hayal et; altında Almanca «sein» olsun — etiket, «sein»i sahiplikle bağdaştırmana yardım eder.
👂İngilizce «sign» kelimesine biraz benzer, g olmadan (yaklaşık «zayn» diye okunur). «sein»i «sign» gibi, «onun» anlamında bir etiket olarak düşün.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Bu «sein» bir iyelik zamiridir («onun» anlamına gelir), fiil olan «sein» (olmak) değildir. Sahip olunan şeye göre çekimlenir (sein, seine, seinen, seinem, seines). Dikkat: Sahibi değil, sahip olunan ismin cinsine ve hâline uyar. Örneğin, «sein Buch» (onun kitabı) ama «seine Tasche» (onun çantası).

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS