verb
to talk, to speak
A2
Düzenli ve zayıf bir fiildir; “konuşmak”, “sohbet etmek” anlamına gelir. Perfekt’te haben ile çekilir: ich habe geredet. Ayrılmayan ve dönüşlü olmayan bir fiildir. Sık kullanımlar: mit + dativ, über + akkusativ.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Wir müssen später über das Problem reden.
Sorun hakkında daha sonra konuşmamız gerekiyor.
Der Direktor redete lange, bevor die Mitarbeiter ihre Fragen stellen durften.
Müdür, çalışanlar sorularını sormadan önce uzun süre konuştu.
Ich rede mit dir.
Seninle konuşuyorum.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
visualize two people face-to-face and talking (red = talk in my mental color code)
sounds like English 'read-in' — imagine two people reading in and then talking
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
'Reden' is a general verb for talking; 'sprechen' is slightly more formal. | Intransitive verb; passive forms are not applicable.