noun
görev, yükümlülük, zorunluluk
B1
Pflicht, ‘görev’, ‘yükümlülük’ veya ‘zorunluluk’ demektir. Dişil bir isimdir: die Pflicht. Çoğulu: die Pflichten. Ahlaki, hukuki ve mesleki yükümlülükler için kullanılır. Sık kalıplar: eine Pflicht erfüllen, zu etwas verpflichtet sein. Düzenli çekilir.
Örnekler
Es ist die Pflicht der Eltern, für ihre Kinder zu sorgen.
Çocuklarına bakmak ebeveynlerin görevidir.
Die Teilnahme am Kurs ist keine Pflicht, sondern freiwillig.
Kursa katılım zorunlu değil, isteğe bağlıdır.
Die Mitarbeiter erklärten, dass es ihre Pflicht wäre, die Berichte zu prüfen, obwohl die Frist knapp war.
Çalışanlar, son tarih dar olmasına rağmen raporları kontrol etmenin görevleri olacağını açıkladılar.
Detaylar
Mnemonikler
Üzerinde “Pflicht” yazan ve yapman gerekenleri içeren bir kontrol listesi hayal et.
İngilizce “flight” gibi ama başında bir “p” var — görevin seni yerçekimi gibi geri çektiğini hayal et.
dişil (die) — “die Pflicht”i (görev) sabit bir kural gibi düşün.
Notlar
Pflicht, hukuki, ahlaki veya sözleşmeye dayalı görevler için kullanılır. Dikkat: Pflicht (görev) ile Pflichtgefühl (görev duygusu) arasındaki fark.