verb
ölçmek
B1
messen güçlü, düzensiz, ayrılmayan ve dönüşlü olmayan bir fiildir. Anlamı “ölçmek”tir. Präsens: du/er misst; Präteritum: maß; Partizip II: gemessen. Genelde akkusativ nesne alır ve Perfekt’te haben kullanır.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Bitte messen Sie die Länge des Tisches mit dem Bandmaß.
Lütfen masanın uzunluğunu şerit metreyle ölçün.
Er maß die Länge des Tisches.
Masanın uzunluğunu ölçtü.
Die Techniker maßen die Temperatur, nachdem das Gerät zehn Minuten lief, damit die Werte stabiler wurden.
Teknisyenler, değerler daha kararlı olsun diye cihaz on dakika çalıştıktan sonra sıcaklığı ölçtüler.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
Bir masanın üzerine konmuş cetveli ve sayıları okuyan birini hayal edin — bu 'messen' olur.
'mess-en' gibi duyulur — ölçüleri mezura ile kontrol ederken küçük bir 'mess' (dağınıklık) olduğunu hayal edin.
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
Messen düzensiz güçlü bir fiildir (ich messe, du misst; Präteritum ich maß; Partizip II: gemessen). Normalde yardımcı fiil olarak «haben» alır.