fremd

adjective
yabancı, garip, tanımadık
A1

fremd, «yabancı», «garip» ya da «tanıdık olmayan» anlamına gelir. Karşılaştırma: fremder; üstünlük: am fremdesten. Sık kullanılan yapı: jemandem fremd sein = birine yabancı/garip gelmek. İnsanlar, yerler ve fikirler için kullanılabilir.

Örnekler

Er kommt aus einem fremden Land.
O, yabancı bir ülkeden geliyor.
Die Wohnung fühlte sich fremd an, obwohl die Möbel vertraut waren.
Mobilyalar tanıdık olmasına rağmen daire yabancı hissettiriyordu.
Die Speise schmeckt für mich fremd.
Yemek bana tuhaf geliyor.

Detaylar

DerecelendirilebilirEvet
Karşılaştırma Derecesifremder
Üstünlük Derecesiam fremdesten
Sıfat-FiilHayır

Mnemonikler

👁️Üzerinde «fremd» etiketi olan, tanımadık kıyafetler giymiş birini hayal edin.
👂İngilizce «friend» ile kafiyeli ama bir «m» var — «arkadaş değil» = garip/yabancı diye düşünün.

Notlar

‘Yabancı’ (köken) ya da ‘garip’ (his) anlamına gelebilir.

Kategori

Kelime Gezgini

İlgili Kelimeler

Sözlükte Yakındakiler