adjective
tembel, çürük
A2
faul bir sıfattır; kişi için “tembel”, yiyecek için ise “çürük/bozulmuş” anlamına gelir. Karşılaştırma: fauler; üstünlük: am faulsten. Zıttı fleißig. Hem isimden önce hem yüklem olarak kullanılır: ein fauler Schüler, die Frucht ist faul.
Örnekler
Die Frucht ist faul, wir müssen sie wegwerfen.
Meyve çürümüş, onu atmamız gerekiyor.
Mein Bruder ist oft faul und macht seine Arbeit nicht.
Kardeşim sık sık tembeldir ve işini yapmaz.
Der Student war faul, sodass die Professorin ihn im Seminar stärker forderte.
Öğrenci tembeldi, bu yüzden profesör seminerde ondan daha fazla şey bekledi.
Detaylar
Mnemonikler
Koltukta yatan bir kişi (tembel); kahverengi lekeleri olan bir elma (çürük).
‘foul’ (kötü bir şey) kelimesini düşün -> çürük; ayrıca tembellik için ‘fault’ gibi.
Notlar
İki ana anlamı olan sıfat: bir kişinin tembelliğini ya da bozulmuş/çürümüş yiyeceği anlatır.