tief

adjective
derin, alçak
A2

tief, Almancada “derin” anlamına gelir; hem fiziksel derinlik hem de duygular için kullanılır. Ayrıca ses, ton veya seviye için “alçak” anlamı da vardır. Karşılaştırma: tiefer, am tiefsten. Sıfat olarak normal biçimde kullanılır; tief atmen gibi.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Der Taucher sagte, dass das Wasser tiefer war, als die Karte zeigte.
Dalgıç, suyun haritanın gösterdiğinden daha derin olduğunu söyledi.
Die Batterie hat eine sehr tiefe Spannung.
Pil çok düşük bir gerilime sahip.
Der See ist an dieser Stelle sehr tief.
Göl bu noktada çok derin.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEtiefer
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam tiefsten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Bir taş atabileceğin derin bir kuyu (tief) hayal et.
👂tief, İngilizce ‘tee-f’ gibi duyulur — ‘deep’i düşün.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Fiziksel derinliği (derin) ya da mecazi olarak alçak bir şeyi (ör. alçak ses) anlatabilir.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS