schlimm

adjective
kötü, ciddi
A2

Sıfat; bağlama göre “kötü”, “ciddi” ya da “berbat” anlamına gelir. Derecelendirilir: schlimmer, am schlimmsten. Sıfat olarak hem yüklem hem de isim önünde kullanılır: Das ist schlimm. Durum, zarar veya sağlık için çok yaygındır.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Der Bürgermeister berichtete, dass die Lage schlimm war, nachdem der Sturm mehrere Straßen beschädigt hatte.
Belediye başkanı, fırtınanın birkaç sokağa zarar vermesinin ardından durumun kötü olduğunu bildirdi.
Die Verletzung sieht ziemlich schlimm aus.
Yaralanma oldukça ciddi görünüyor.
Das ist sehr schlimm.
Bu çok kötü.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEschlimmer
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam schlimmsten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️bir surat asma ve siren hayal et — ‘schlimm’ = kötü/ciddi
👂‘slim’ gibi geliyor ama tersini hayal et — işler kötüleşiyor

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Olumsuz değerlendirmelerde kullanılır; kalite için ‘kötü’ ya da sorunlar için ‘ciddi’ anlamına gelebilir.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS