adjective
eğri, yamuk, çarpık, ters
B1
schief, fiziksel olarak “eğri, yamuk” ve mecazen “ters giden, yanlış” anlamına gelir. Derecelendirilebilir: schiefer, am schiefsten. Zıt anlamı gerade’dir. Hem sıfat hem yüklem olarak kullanılır; örn. etwas läuft schief.
VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES
Das Bild hängt schief an der Wand.
Resim duvarda eğri asılı duruyor.
Das Bild hing schief, weil der Nagel locker war.
Çivi gevşek olduğu için tablo eğri asılıydı.
Wenn der Plan schiefgeht, brauchen wir eine schnelle Lösung.
Plan ters giderse, hızlı bir çözüme ihtiyacımız var.
VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL
VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS
Düz durmayan, açıyla asılmış bir çerçeve hayal edin — bu «schief».
İngilizce «chief» gibi duyulur ama başında «sh» vardır.
VOCABULARY.DETAILS.NOTES
schief fiziksel bir eğikliği (eğri/yamuk) ya da daha soyut başarısızlıkları (schiefgehen: ters gitmek) anlatabilir. «schiefgehen» gibi birleşik sözcüklerde kullanılabilir.