knapp

adjective
kıt, az farkla, zar zor
B1

knapp “kıt”, “dar”, “ancak” ya da “neredeyse” anlamına gelir. Sayıların önünde de kullanılabilir: knapp drei Tage = “neredeyse üç gün”. Karşılaştırma dereceleri vardır: knapper, am knappsten. Zaman, para ve küçük pay için çok kullanışlıdır.

VOCABULARY.DETAILS.EXAMPLES

Er hat das Spiel knapp gewonnen.
Oyunu kıl payı kazandı.
Wasser ist in dieser Gegend knapp.
Bu bölgede su kıttır.
Weil die Zeit knapp war, konnten die Arbeiter das Projekt nicht beenden, obwohl sie bis spät arbeiteten.
Zaman kısıtlı olduğu için işçiler, geç saatlere kadar çalışsalar da projeyi bitiremediler.

VOCABULARY.DETAILS.DETAILS_LABEL

VOCABULARY.DETAILS.GRADABLEVOCABULARY.DETAILS.YES
VOCABULARY.DETAILS.COMPARATIVEknapper
VOCABULARY.DETAILS.SUPERLATIVEam knappsten
VOCABULARY.DETAILS.PARTICIPLEVOCABULARY.DETAILS.NO

VOCABULARY.DETAILS.MNEMONICS

👁️Kenarında sadece biraz reçel kalmış bir kavanoz hayal edin — „knap”.
👂İngilizce „knap” gibi duyulur; kısa ve sıkı.

VOCABULARY.DETAILS.NOTES

Kaynak eksikliği anlamında „kıt” ya da „az farkla / zar zor” anlamına gelebilir. Hem günlük hem resmî bağlamlarda yaygındır.

VOCABULARY.DETAILS.CATEGORY

VOCABULARY.DETAILS.VOCABULARY_EXPLORER

VOCABULARY.DETAILS.NEARBY_WORDS