verb
gidip almak, getirmek, alıp gelmek
A1
holen, «gidip almak, getirmek, uğrayıp almak» demektir. Düzenli zayıf bir fiildir; ayrılmaz ve dönüşlü değildir. Perfekt’te haben alır: hat geholt. Günlük dilde çok kullanılır: Ich hole dich morgen = «seni yarın alırım/alıp gelirim».
Örnekler
Ich hole Wasser.
Su almaya gidiyorum.
Er holte die Zeitung.
Gazeteyi aldı.
Ich muss noch Wasser aus dem Keller holen.
Hâlâ bodrumdan su almam gerekiyor.
Detaylar
Mnemonikler
Mutfakta gidip bir şey alıp geri geldiğinizi ve bunu ‘holen’ yaptığınızı hayal edin — fetch.
İngilizce ‘holen’ ~ ‘hold in’ gibi kafiyeli düşünün (bir şeyi almak için tutuyormuş gibi hayal edin).
n/a